P Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Osmanlıca Sözlükte Ara

  • PAKT

    Fr. Akid, sözleşme, andlaşma. Siyasi anlaşma.
  • PA-KUB

    f. Çengi.
  • PAK-ZAD

    f. Temiz asıllı. Aslı temiz olan.
  • PALA

    f. Yedek at. * Asılmış, asılı. * Süzgeç.
  • PALA

    Ağzı enli, ortasına doğru daha genişliyerek ucuna doğru daralmaya başlayan kalın, kısa ve ağır kılıç.
  • PALAD

    (Pâlâde) f. Yedek at.
  • PALADE

    f. Kötü söyleyen, ayıp arayan.
  • PALAHENG

    f. Yular, dizgin. * Av veya suçlu bağlanacak kement. * Kemer. * Tazı boynuna geçirilen ağaç halka.
  • PALAMAR

    Büyük gemileri karaya bağlamak yahut demir gomneye bedel lengere rabtetmek için kullanılan halat. * Büyük halat. (O.T.D.S.) * Vaktiyle muharebelerde silâh olarak kullanılan ve yük kaldırmak için kullanılan sırıklar. (Sanat Ansiklopedisi)
  • PALAN

    f. Palan, semer, eğer.
  • PALAN-DUZ

    f. Semerci, palancı. Semer diken.
  • PALANÎ

    f. Semerci.
  • PALAR

    f. Çatı direği.
  • PALAS PANDIRAS

    Hemen, birden bire, hazırlıksız, habersiz.
  • PALAVAN

    (Pâlâven) f. Süzgeç, helvacı süzgeci.
  • PALAVRA

    (İspanyolca) Mübalâğalı söz, yalan söylenen söz.
  • PALAY

    f. (Bak: Pala)
  • PALDÜM

    f. Hayvanın semerinin ileri geri kaymaması için arka ayaklarının kaba etleri üzerinden geçirilen kayış.
  • PALENG

    f. Postal. Çarık.
  • PALENG-İ FERSUDE

    Eski çarık.
  • PALİDE

    f. Süzülmüş, durulmuş. * Ziyade olmuş, büyümüş.
  • PALİKANE

    f. Büyük han kapılarının ortasındaki küçük kapı.
  • PALİKARYA

    Mc: Kabadayı, yiğit, cesur. * Rum gençleri.
  • PALUDE

    f. Süzülmüş, saf hâle getirilmiş.
  • PALUŞ

    f. Karışık.
  • PALVANE

    f. Dağ kırlangıcı.
  • PALVAYE

    f. Dağ kırlangıcı.
  • PA-MAL

    f. Ayak altında kalmış, çiğnenmiş.,
  • PA-MAL-İ ADÜV

    Düşmanların ayakları altında çiğnenmiş.
  • PAN

    Yun. "Bütün, karşı" mânasına kelimenin başına getirilerek kullanılır. Meselâ: Panzehir $ : Zehire karşı ilâç.
  • PANAYIR

    Yun. Yılda bir - iki defa muayyen bir yerde kurulan ve bir müddet devam eden büyük pazar.
  • PANDOMİMA

    Yun. Vahşi ve gürültülü karışıklık, anarşi. * Sessiz tiyatro oyunu.
  • PANDOMİMA KOPMAK

    Karışıklık çıkmak. * Seyircileri eğlendiren kavga çıkmak.
  • PA-NİHADE

    f. Ayak koymuş, ayak basmış. Gelmiş, ulaşmış, vâsıl olmuş. * Doğmuş, tevellüd etmiş.
  • PAN-İSLAMİZM

    Bütün müslümanların birleşmesi siyaseti. İttihad-ı İslâm. İslâm birliği siyaseti.
  • PANO

    Fr. Üzerine ilân, tablo, vs. asmaya yarayan levha.
  • PANZDE(H)

    f. Onbeş.
  • PANZEHİR

    Zehire karşı ilâç.
  • PAPA

    İtl. (Baba kelimesinden) Roma Katolik kilisesinin ruhâni reisi.
  • PAPAĞAN

    İtl. İnsan konuşmasını taklid edebilen bir kuş.
  • PAPEZ

    f. İnişi ve yokuşu olan yer.
  • PAPURE

    f. İki çift öküz koşulan ağır bir cins saban.
  • PA-PUŞ

    f. Ayak örten. Ayakkabı, pabuç.
  • PAR

    f. Geçen yıl, bıldır. * Para.
  • PARAFE

    Fr. Kısa imza, işâret.
  • PARAGRAF

    Yun. Düz yazıda bölümlerden herbiri.
  • PARALEL

    Yun. Müvazi. * Geo: Bütün noktaları birbirinden aynı uzaklıkta olan çizgi veya hat, düzlük, satıh.
  • PARANTEZ

    Yun. Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna konulan işaret.
  • PARAV

    f. Kocakarı, acûze.
  • PARAVAN(A)

    İtl. Eskiden haremle selâmlığı ayıran ve şimdi de ilk bakışta görülmesi caiz olmıyan yerleri örten perdeler. * Daha ziyade kapıların dışına veya içine konan, katlanır, taşınır tenteneli perde. * Gizleme vasıtası.