İlk kez çocuk doğuran genç kadın.
Tepeliklerin ortasındaki çıkıntı.
İyi, güzel kimse.
Doğru yolda olan kimse.
Görünme, meydana çıkma, baş gösterme.
Yüze ait, yüzle ilgili.
Büyük, saygın hükümdar.
Öğreten, öğretmen, hoca.
1. Dövüş için yetiştirilmiş iri boynuzlu koç. 2....
bk. Kaygısız
1. Umut, umma. 2. İstek dilek.
1. Uçmuş. 2. Soluk, solmuş.
Kendisine has becerileri olan kimse.
Uzun boylu, endamlı güzel.
Üstün, galip, zafer kazanmış.
Temizleyen, arı duruma getiren.
Çok eski zamanda var olmuş veya eskiden beri var o...
Sert, inatçı Türk.
Küçük yaşta hükümdar olmuş kimse.
Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edile...