Yeni doğmuş, küçük, genç.
İyi, sevinçli haber, müjde.
1. Uçmuş. 2. Soluk, solmuş.
Çok parlak, aydınlık.
1. Genç, taze, delikanlı. 2. Kırmızı buğday.
Gül içen.
1. Yalvarma, yakarma. 2. İstek, arzu. 3. Dua.
Ormanlarda yetişen, beyaz, mavi, mor çiçekler açan...
l. Gümüş. 2. Gümüş para. 3. Gümüş gibi parlak ve...
Sevimli, cana yakın kadın.
Ay gibi beyaz, ışıklı, parlak teni olan.
Tüm dünyanın hükümdarı.
Günün şahı, hükümdarı.
Gül devşirmiş, gül toplamış.
Gönlü gül gibi temiz ve saf olan.
1. Güzel söz söyleyen, göze hoş görünen. 2. Konuşm...
Hızlı, çabuk kimse.
Dünya işini hoş görenler, alçak gönüllüler, kalend...
Gül gibi ünlü olan.
1. Yüz suyu. 2. Irz, namus, şeref, haysiyet.