Talihli, şanslı, yazgısı parlak olan.
Fene, bilime ilişkin, bilimle ilgili.
1. Ateşler. 2. Cehennem.
"Parlak, güzel olarak kabul et" anlamında kullanıl...
Katlanma, dayanma,ses çıkarmadan bekleme, tahammül...
"Gülleri ser, çevreyi güllerle beze" anlamında kul...
1. Güzel, iyi. 2. İyi, hayırlı iş, iyilik.
Hastalıktan kalkma, iyileşme, kurtulma, onma.
1. Yemek, ziyafet. 2. Üzerinde yemek bulunan sofr...
Gönül vermiş, âşık.
Garip, yabancı, gurbette yaşayan güzel kimse.
1. Küçük köle, kölecik. 2. Kul. - bk. Übeyde
Pak, Temiz
Gökyüzünün rengi.
Gül gibi güzel iz bırakan.
Bir şeyin yüksek yeri, tepesi, üst tarafı.
Hal, durum.
1. Yerin hava yuvarına girince, sürtünmeden dolayı...
1. Seçilmiş, beğenilmiş. 2. Sanat değeri yüksek a...
1. Kadın, eş. 2. Kadın arkadaş.