M Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Osmanlıca Sözlükte Ara

  • MUNASSAB

    (Nasb. dan) Birbirinin üzerine tertiplenmiş olan.
  • MUNAZZAF

    (Nazif. den) Temizlenmiş, arınmış, tanzif edilmiş.
  • MUNAZZAMA

    Tanzim olunmuş, yoluna konulmuş olan. İntizamlı teşkilât. Nizamlı. Adaletli.
  • MUNAZZIM

    Sıralayıp dizen, tanzim eden. * Nazm yazan. Vezinli, kâfiyeli, tertibli yazan.
  • MUNDAK

    Dövülüp ufalanmış.
  • MUNFASIL

    İnfisal etmiş. Birbirinden ayrılmış. Yerinden ayrılmış, fasl olmuş. İşinden ayrılmış.
  • MUNFASIL ZAMİR

    Gr: Başka kelimeye bitişik olmayan zamir. Ene, Ente: Ben, sen.. gibi.
  • MUNFASILAN

    Ayrı ayrı olarak. Ayrılmış olarak. Munfasıl tarzda.
  • MUNFASIM

    Kırılan, kırılmış olan, kırık. Eksilen.
  • MUNFASÎ

    Bir şeyden ayrılıp kurtarılmış olan.
  • MUNFATIR

    Yarılan, infitar eden.
  • MUNFAZİH

    Rezil ve kepaze olmuş.
  • MUNİKA

    Hoşa giden, beğenilen şey. Güzel.
  • MUNİS

    Alışılmış. Ehlileşmiş. Cana yakın. Sevimli. Ünsiyyet edilmiş.
  • MUNİSE

    Hayat yoldaşı. Can yoldaşı.
  • MUNKABIZ

    Sıkıntılı. Mânevi sıkıntı. * Çekilmiş. Büzülmüş. Daralmış. Toplanmış. * Barsakları sıkışmış. Kazâ-i hâcet edemeyen. Kabız.
  • MUNKALİB

    İnkılâb eden. Dönen. Dönmüş. Başka bir şekle ve kılığa girmiş olan. Değişmiş, değişen.
  • MUNKARIZ

    İnkıraz bulmuş. Batmış. Bitmiş. Son bulmuş. Mahvolmuş. Sönmüş.
  • MUNSABB

    (Bir denize veya nehire) dökülen, karışan.
  • MUNSABİG

    (Sıbg. dan) Boyanan, insibâg eden.
  • MUNSADI'

    Yarılmış, bölünmüş.
  • MUNSALİH

    Sulh üzere olan. Barış hâlinde olan.
  • MUNSAMÎ

    Dökülüp akıtılmış.
  • MUNSARIM

    Kesilen, kat edilen.
  • MUNSARİF

    (Sarf. dan) Geri dönen, çekilip giden. * Gr: Esre ve tenvin kabul eden isim.
  • MUNSARİH

    (Sarâhat. dan) Açık, meydanda, zâhir.
  • MUNSIF

    İnsaflı. Merhametli. Hakkı kabul eden. Hakka riayet eden.
  • MUNSIFÂNE

    İnsaflıca. İnsaflılıkla.
  • MUNTABI'

    (Tab. dan) Yaradılışdan olan, fıtraten. * Basılmış, tab' edilmiş, damgalanmış. * Hoş görülen, güzel.
  • MUNTABIH

    (Tabh. dan) Pişmiş, pişen.
  • MUNTABIK

    İntibak eden. Birbirine uyan. Uygun.
  • MUNTAFİ

    Sönmüş. Sönen. * Bastırılmış.
  • MUNTALİK

    (Talâk. dan) Salıverilmiş, bırakılmış. * Bağsız. * Kederi, hüznü ve gamı olmıyan. Sevinçli, mesrur, neşeli.
  • MUNTAMIS

    Belirsiz olan. İntımâs eden.
  • MUNTASIF

    (Nısf. dan) Orta, yarı. * Yarıya varılmış, yarılanmış.
  • MUNTASIF-I SENE

    Yılın ortası. Senenin yarısı.
  • MUNTASIH

    (Nush. dan) Nasihat dinliyen. Öğüt dinliyen.
  • MUNTASIHÂNE

    f. Nasihat dinliyerek.
  • MUNTASIR

    Öç alan. İntikam alan.
  • MUNTAVİ'

    Söz dinler. Muti.
  • MUNTAVÎ

    (Tayy. dan) Dürülmüş, dürülüp bükülmüş, devşirilmiş.
  • MUNTAZAM

    Düzenli. Tertibli. İntizamlı. Düzgün sıralanmış. Her şeyin yerli yerinde olması. Derli toplu olma.
  • MUNTAZAMAN

    İntizamlı ve düzgün olarak. Muntazam bir tarzda. * Devamlı ve sürekli olarak. Dâima.
  • MUNTAZAR

    Ümid ile gözlenen. Beklenen. Gözetilen.
  • MUNTAZIR

    Bekleyen. Gözleyen. Birisinin gelmesini bekleyen.
  • MUNTAZIRAN

    Bekliyerek, intizâr ederek.
  • MUNTAZIRÂNE

    f. Bekliyerek, muntazıran, intizâr ederek.
  • MUNTAZIRÎN

    (Muntazır. C.) Bekliyenler, gözliyenler. İntizar edenler.
  • MUNZACIR

    Yüreği sıkılmış.
  • MUNZALİM

    Kendi isteğiyle veya istemiyerek zâlimin zulmüne boyun eğen.