G Harfi İle Başlayan Osmanlıca Kelimeler

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Osmanlıca Sözlükte Ara

  • GUŞE-İ UZLET

    Tenha ve ıssız köşe.
  • GUŞE-NİŞİN

    f. Köşeye çekilen, münzevi, insanlardan uzaklaşan.
  • GUŞETMEK

    İşitmek. Dinlemek, kulak vermek, mesmu' olmak.
  • GUŞ-HURDE

    f. Kulağı bükülmüş, terbiye edilmiş.
  • GUŞ-İ CAN

    Can kulağı.
  • GUŞ-İ HUŞ

    Akıl kulağı. Can kulağı.
  • GUŞ-İ KABUL-İ CAN

    Candan kabul ile dinlemek.
  • GUŞİŞ

    f. Çabalama, uğraşma, çalışma.
  • GUŞMAL

    f. Yola getirme, te'dib etme, kulak bükme, ihtar etme.
  • GUŞT

    f. Et, lahm.
  • GUŞTİN

    f. Etten, etten ibâret, etten meydana gelmiş.
  • GUŞ-VAR

    f. Küpe, kadınların kulaklarına taktıkları mücevher.
  • GUŞ-ZED

    f. Kulağa çarpan, işitilen.
  • GUTAT

    Sabahın erken saatleri.
  • GUTE

    f. Su içine bir defa dalıp çıkma, suya dalma.
  • GUTE-HÂR

    (Gute-hor) f. Suya dalan.
  • GUTGUTA

    (C: Gatâgıt) Yeni doğmuş kuzu.
  • GUTME

    Pelteklik, kekemelik.
  • GUVAS

    Feryâd edip, "imdat!" diye bağırmak.
  • GUVAT

    (Gavi. C.) Azgınlar, sapkınlar.
  • GUVL

    (C: Agvâl-Gaylân) Cinden bir tâife.
  • GUVR

    Bir ölçek. (12 senc miktarıdır: Senc: 24 batmandır.)
  • GUVTA

    Şam diyarında suyu çok olan ağaçlık bir yer.GUY : f. Söyleyen, konuşan, söyleyici. * Kelâm, söz. Acemlere mahsus bir cins oyun topu. * Baykuş.
  • GUYÎ

    f. Söyleyiş, söyleme.
  • GUYUB

    (Gayb. C.) Hazırda olmayanlar. Kayıplar.
  • GUYUM

    (Gaym. C.) Bulutlar.
  • GUYUS

    (Gays. C.) Yağmurlar.
  • GUZAME

    Bir miktar süt.
  • GUZAT

    (Bak: Gudat)
  • GUZAT

    (Gazi. C.) Din için harbedenler. Gaziler.
  • GUZBE

    Tez gadaplanan, çabuk kızan.
  • GUZE

    f. Koza.
  • GUZN

    (C.: Guzun) Derinin büklümü.
  • GUZR

    Çokluk, kesret. * Devenin sütünün çok olması.
  • GUZRUF

    (C.: Gazârif) Kulak kemiği. * Kıkırdak.
  • GUZUZA

    Taze olmak.
  • GUZZ

    Oğuz Türkleri.
  • GÜCÜK

    Kuvvetsiz, zayıf, gevşek.
  • GÜDAHTE

    f. Erimiş.
  • GÜDAZ

    f. Mahveden, yakan, eriten mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Takat-güdaz $ : Takati mahveden.
  • GÜDAZENDE

    f. Eriten, eritici.
  • GÜDAZİŞ

    f. Yakılma, yanma.
  • GÜFT

    f. Dedi, söyledi. * Söz, kelâm.
  • GÜFT Ü GU

    Dedi kodu. Kîl ü kal.
  • GÜFT Ü ŞENÎD

    İşitilen şeyler, duyulan şeyler.
  • GÜFTAR

    f. Sözler, lâkırdılar.
  • GÜFTE

    Her hangi bir makama göre bestelenen manzume. * Farsça "söylemek" demek olan "güften" mastarından gelen bu tabirin mânası, söylenmiş söz demektir.
  • GÜHERÇİLE

    Barut yapmaya yarıyan bir madde.
  • GÜHER-FÜRUŞ

    f. Mücevher satan.
  • GÜHER-PARE

    f. Mücevher parçası.